Fikren/Manşet

Siz byte israfı yaratan karbon israfısınız

Beklemeye tahammülünüz yok. Okumaya vaktiniz yok. Anlamak için üstünde vakit geçirmeye enerjiniz yok. Bu da sizi galeri haberciliğine doğru itiyor. Siz artık gözlerinizle değil sağ işaret parmağınızın farenin sağ tuşu üstünde yaptığı tıklamalarla hayatı anlamaya çalışıyorsunuz.

Size bunu yapanlar çok keyifli. Çünkü onlar aslında iki satır olması gereken bir haberi haber dahi yazmadan size 30 kadar sayfada okutuyorlar. Haberi yazmak için enerji vermek yerine bir yerden toplu olarak buldukları fotoğrafları üst üste  yığıp önünüze diziyorlar. Verdikleri emek, geçmiş zamanlarda ortalama bir gazetecinin verdiği emeğin neredeyse onda biri kadar. Ancak eskilere kıyasla neredeyse on kat daha fazla okunuyorlar.

Siz buna müstahaksınız. Çünkü zaten daha iyisini istemiyorsunuz. Aynı denizlerin altını üstüne getirirken akvaryuma konduğunda artık hareket edecek hali kalmamış, bir kova balık için taklalar atan sözde katil balinalar gibisiniz. Fecisiniz aslında çok fecisiniz. Hem tehlikelisiniz hem tehlikedesiniz.

Size vaat edilen bir bir bilgi kırıntısını bulmak için umarsızca sağ işaret parmağı kalarınızı çalıştırıyor, beyninizi mümkün olduğunca bilgiden uzak tutmaya çalışıyorsunuz. Bu yüzden de beyin hücrelerinizi beslemesi gereken vücut içi glukoz mide kaslarınıza ekstra santimler olarak gidiyor. Arada kimsenin görmediği bir şeyi görüp bunu sosyal medya ortamında sizi daha zeki sanacağını sandığınız insanlarla paylaşmak için ölüyorsunuz. Muhtemelen bir sonraki galeriye geçmeye karar verdiğinizde  bu galeride gördüklerinizin yarısını unutmuş olacaksınız. Diğer galeriye geçtiğinizde o kadar aptallaşmış olacaksınız ki ilk galeride gördüklerinizi hatırlamayacaksınız bile ve hepsini yeniden görmeye başlayacaksınız belki de.

Bir süre sonra kesinlikle aptallaşacaksınız bunun kaçarı yok. Çünkü insan zekası çalıştıkça yaşıyor. Çalışmadığı zaman aynı evinizin önünde çürümeye bırakılmış araba gibi benzini de olsa sıfır kilometre de olsa çalışmaz hale geliyor. Ona ilk hareketi verecek aküsü bitiyor. Bir süre sonra bunları daha çok sevmeye başlayacaksınız. Bir süre sonra tek tip diziler daha mantıklı ve eğlenceli gelmeye başlayacak size. Ama ne yalan söyleyeyim diğerlerine göre daha az bilirken daha mutlu bir hayat süreceksiniz. İnsanlık ve zeka ile mutluluğu takas edeceksiniz.

Bu arada sizin tıkladığınız her galeri sayfasındaki resim bir fikir adamıyla bir gazetecinin saatlerce uğraştığı bilgiden para çalıyor olacak. Sizin galeri tıklarınızla uzaya giden galericilerin okunma oranlarının yanında esamesi bile okunmayacak fikir vermeye çalışanların sayfa görüntülenme oranları… Siz sadece kendi beyin hücrelerinizi değil beyin hücrelerinizi yaşatmaya çalışanları da öldüreceksiniz. Kurşun değil atom bombası atacaksınız bilgi denen geni alana ki siz de dahil herkes bundan etkilensin.

Siz utanmadan bunu yapmaya devam edeceksiniz, durmayacaksınız bunu biliyorum. Siz internet ağzına kadar porno dolu olduğu halde 43. resimde buzlanmış meme resmine ulaşabilmek için hunharca tıklayacaksınız galeriyi. Yalan çıkacağını bile bile transfer haberinin 13. resmindeki yalana ulaşıp laf etmek için tıklayacaksınız bunları. Siz “öyle bir şey yaptı ki” denen adama salak diyebilmek için salakça 95. resimi görmek için kendinizi heba edeceksiniz.

Tarih, eğer bir noktada insanlar akıllanıp normale dönerse sizi byte israfında bulunan karbon israfı olarak anacak.

Eğer takıldığınız bir nokta olursa söyleyin bunu sizin için galeriyle anlatayım…

MÜZİK

Gölgedeki sözelci

Bazı adamlar vardır asla öyle ortalara düşüp bar bar bağırmazlar yaptıklarını. Onlar gölgedeki adamlardır ve güneş gibi birilerini aydınlatır, büyüme ihtimali olanların … Devamı...

Bir Sandra Kim vardı 80’lerde

Bir Sandra Kim vardı. Seksenlerin kralıydı. 72 doğumlu bu hanım kızımız, daha 14 yaşında, 1986 yılının eurovision yarışmasında Belçika adına birinci oldu. … Devamı...

Alpay’ın Maria Magdalena ile ne işi var?

Pop tarihimiz entelektüel tarihimizle aynı hizada gitmiyor. Eskiden dinlediğimiz şarkları sonradan öğrendiğimiz şeylerle harmanladığımızda karşımıza çok acayip şeyle çıkıyor. Alpay’ın çalıp söylediği … Devamı...

Öpücüklerini bana sakla

Biz yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız. İngilizler ise pop kültürüne geçecek ikonlar yaratan bir neslin çocuklar. Ne yazık ki bu neslin çocukları … Devamı...

Operadaki hayalet

Phantom of the Opera edebiyat tarihinin en sık işlenen konularından biridir. Bir güzel, bir de çirkin vardır. Bu insanlar keskin çizgilerle ayrı … Devamı...

POLİTİKA

Ofiste kaka yapmak

İnsanın kendine has ve kimseyle paylaşmadığı bazı konular vardır. Bunu ne büyüklerinize ne küçüklerinize ne hayat ortağınıza… En yakınlarınıza bile anlatamazsınız. Kaka … Devamı...

PR Dünyası ölürken…

Uzun zamandır herkes PR dünyasının yaşadığı zorluklardan bahsediyor. Ölüyor, bitiyor, gelecek beş yılı göremeyecek hep anahtar kelimeler. Peki neden kötüye gidiyor veya … Devamı...

SİNEMAYA DAİR

Mr. Spock’tan öğrendiklerimiz

Mr. Spock karakterinin Star Trek dizi ve filmlerinde söylediği enteresan sözleri topladım. Bunları arka arkaya koyunca Leonard Nimoy’un hayatımıza kattıklarımızı daha iyi … Devamı...

Cennete dair…

Cennet yan gelip yatacağın bir bahçe değil, dünyadaki hayatını anlayacağın bir aydınlanma mekanıdır (Five People You Meet in Heaven) … Devamı...

Balon bir hikaye değil

Yeni sinemacılar bunu çok iyi yapıyorlar. Filmlere çocuk filmi süsü vererek çocukların ailelerini sinemaya sürüklemesini sağlıyorlar sonrasında filmin içine iki üç tane … Devamı...

TV

Mr. Spock’tan öğrendiklerimiz

Mr. Spock karakterinin Star Trek dizi ve filmlerinde söylediği enteresan sözleri topladım. Bunları arka arkaya koyunca Leonard Nimoy’un hayatımıza kattıklarımızı daha iyi … Devamı...

House da nereden çıktı?

David Shore Kanada’nın Londra şehrinde doğmuş bir prodüktör. Her çok para kazanan TV prodüktörü gibi Yahudi… Aklında hep polisiye çekmek var. CSI ve … Devamı...

HİKAYE

  • Kedi

    Bir bilgisayara bir de bana baktı. İnceden iç geçirdi ve yeter artık dercesine patilerini ellerime koydu. Konuşabilseydi aman sanki yazıyorsun… Devamı...

  • Sahilde iki çocuk

    Adam asabi adımlarla alışveriş merkezinden içeri girdi. Artık orta yaşta olmadığını bilen adımlar, eskisi kadar hızlı götürmüyordu giderek irileşen gövdesini.… Devamı...

  • Pinokyo’nun az bilinen hikayesi

    Herkes yanlış biliyordu. Pinokyo babası Gepetto tarafından yalnızlığını gidermesi için yapılmamıştı. Gepetto neyin ne olduğunun bilinmemesi için aptal bir aracıydı.… Devamı...

  • Minyonun tuhaf hikayesi

    Galaksinin sıradan takımyıldızlarından birindeki bir gezegende hayat her zamanki akışında sessizce ilerliyordu. Gezegende iki canlı türü vardı: Minyonlar ve makronlar.… Devamı...

  • 30 santim arkadan

    Hava boğucu derecede sıcaktı. Avrupa’nın batısında gün boyu gitmeyen, kimilerinin bunalıma girip intihar etmesine neden olan bulutlar o bölgede kurtarıcı… Devamı...

  • Uzaydan aldatılmaya bakmak

    İnsanlık tarihinin en önemli zamanlardan birinde yaşıyorlardı: Ölümsüzlük mümkün olacaktı. Ölümsüzlüğü kazanmak için çok zorlu yollardan geçmişti insanoğlu. Ne ilaçlar,… Devamı...

  • Hayata kameralı takip

    Yaşadığı travmalar onu evde yaşamaya mahkûm etmişti. Kolay değildi. Çocukken evlerine giren bir gürültücü bir hırsız babasını uyandırmıştı. Eğer babası… Devamı...

  • Gözlerini gözlerimden ayırma hiç

    Başladıktan tam 16 gün, 4 saat sonra şiddet durdu. Nedensiz başlamış, nedensiz durmuştu. En azından çevredekiler öyle sanıyorlardı. Askeri birlikler… Devamı...

  • La vie en rose

    “Kendini iyi hisset dedim sana” dedi adam. Kadının elleri kolları bağlıydı. Bu adam tarafından kaçırılmıştı. Adamın kim olduğunu bilmediği gibi… Devamı...

  • Aşk biyolojik bir dengesizlik

    İnsanı bir noktadan alıp diğerine götürecek tüm şartlar hazırdı artık. Genetik şifreler tam anlamıyla çözülmüştü. Herşeyin başı ve sonu biliniyordu.… Devamı...

  • Domates

    Korkunç bir trafik kazasıydı. Oysa her şey ne kadar da güzel başlamıştı. Ailelerden ilk defa beraber tatile çıkmak için izin… Devamı...

  • Pamuk Prenses’in pamuk prensi

    Her şey bir masal gibiydi. Aslında masaldı ya neyse. Külkedisi prensin atının eğerine dikkatlice oturtulmuştu. Prensin korumaları etrafa “oğlum biz… Devamı...

  • Öyle karanlık gece ki

    Hava delinmişti sanki. Bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyordu. Yerler yer yer çamurluydu. İnsanlar kapkara şemsiyelerini açmışlardı yağmura ve birbirlerine karşı. Birbirlerine… Devamı...

  • Beyinölçer

    Kimseler bilmeyecekti onun dehasını. Bilmemeliydi de zaten. Hani Amerika’da olsa, dünya kadar paralar kazanan bir makina mühendisi olabilirdi. Ama olduğu… Devamı...

GÜNÜN RESMİ

GENEL

Ofiste kaka yapmak

İnsanın kendine has ve kimseyle paylaşmadığı bazı konular vardır. Bunu ne büyüklerinize ne küçüklerinize ne hayat ortağınıza… En yakınlarınıza bile anlatamazsınız. Kaka … Devamı...

PR Dünyası ölürken…

Uzun zamandır herkes PR dünyasının yaşadığı zorluklardan bahsediyor. Ölüyor, bitiyor, gelecek beş yılı göremeyecek hep anahtar kelimeler. Peki neden kötüye gidiyor veya … Devamı...

  • Mr. Spock’tan öğrendiklerimiz

    Mr. Spock karakterinin Star Trek dizi ve filmlerinde söylediği enteresan sözleri topladım. Bunları arka arkaya koyunca Leonard Nimoy’un hayatımıza kattıklarımızı… Devamı...

  • Uzay 1999 görüntülü görüşme

    Görüntülü görüşmenin hayal olduğu 1970’li yıllarda bir uzay istasyonu hayal edip ondaki tüm görüşmeleri görüntülü olarak düşünmek…… Devamı...

  • House da nereden çıktı?

    David Shore Kanada’nın Londra şehrinde doğmuş bir prodüktör. Her çok para kazanan TV prodüktörü gibi Yahudi… Aklında hep polisiye çekmek var.… Devamı...

  • Komser Columbo

    Şirin komser, şirin insan. Çok zeki, ama bir o kadar savruk… Neye neden yaptığını, sırları nerede nasıl çözeceğini bir türlü… Devamı...

  • Cennete dair…

    Cennet yan gelip yatacağın bir bahçe değil, dünyadaki hayatını anlayacağın bir aydınlanma mekanıdır (Five People You Meet in Heaven)… Devamı...

Gezi Park düdüklü tencerenin düdüğüydü

Gezi parkından ne anladığımı gayet iyi biliyorum. Açık bir biçimde diğerlerinin ne anlamadığı da ortada. Ben her birine teker teker cevap vermekten sıkıldım. O yüzden kendime ait siteme, kimseye hesap verme zorunluluğu taşımadan, açık bir biçimde düşüncelerimi aktaracağım. Daha da anlamadığını söyleyen olursa her birinin beyninden içeri bir şey sokacak gücüm ve yeteneğim yok. Gezi…

Devamı...

Sahilde iki çocuk

Adam asabi adımlarla alışveriş merkezinden içeri girdi. Artık orta yaşta olmadığını bilen adımlar, eskisi kadar hızlı götürmüyordu giderek irileşen gövdesini. Alışveriş merkezi kapısından içeri girdikten sonra bir an için yapacaklarını düşündü. Burada restoranda önemli biriyle bir buluşması vardı. Ama adını hatırlamıyordu. Aman canım adını hatırlasa ne olacak hatırlamasa ne olacak, sonuçta gideceği yeri hatırlıyordu, gelecek…

Devamı...

Pinokyo’nun az bilinen hikayesi

Herkes yanlış biliyordu. Pinokyo babası Gepetto tarafından yalnızlığını gidermesi için yapılmamıştı. Gepetto neyin ne olduğunun bilinmemesi için aptal bir aracıydı. Zaten değil kukla yapmak burnunun ucunda olup biteni görecek becerisi yoktu. Pinokyo bir peri ürünüydü. Periler istediği her şeyi yapabilecek yetenekte büyücülerdi. Kendilerine büyücü denmesini istemezlerdi çünkü genelde o tip kadınlar yaşlı ve sivri burunlu…

Devamı...

Minyonun tuhaf hikayesi

Galaksinin sıradan takımyıldızlarından birindeki bir gezegende hayat her zamanki akışında sessizce ilerliyordu. Gezegende iki canlı türü vardı: Minyonlar ve makronlar. Kendi içlerine kapalı, birbirlerinden uzakta yaşayan türler ölümsüz olarak bilinirdi. Her iki türün arasında büyük ve kalın bir duvarla ayrılmış tarafsız bir bölge vardı. Bu bölgeye girmek yasak değildi ama hoş da karşılanmazdı. Kimse bu…

Devamı...

30 santim arkadan

Hava boğucu derecede sıcaktı. Avrupa’nın batısında gün boyu gitmeyen, kimilerinin bunalıma girip intihar etmesine neden olan bulutlar o bölgede kurtarıcı olarak tanımlanıyordu. Ama bulut görmeyeli sanki yıllar olmuş gibiydi. Çocukların bir bulut resmi çizemeyecekleri kadar uzun zamandır ne bir bulut görünmüş ne bir yağmur damlası düşmüştü. Sanki yıllardır yağmıyordu yağmur. Belki bu büyük bulut özlemi…

Devamı...

Uzaydan aldatılmaya bakmak

İnsanlık tarihinin en önemli zamanlardan birinde yaşıyorlardı: Ölümsüzlük mümkün olacaktı. Ölümsüzlüğü kazanmak için çok zorlu yollardan geçmişti insanoğlu. Ne ilaçlar, ne doğal yiyecekler, ne doktorlar… Ancak en sonunda ölümsüzlüğün ilacı izafiyet teorisinde bulunmuştu. Ne diyordu izafiyet teorisi? Karmaşık., karmakarışık. Einstein’ın dili dışarıda fotoğrafı kadar basit olsaydı bulduğu her kuram insanlık belki ölümsüzlüğü yüzyıllar sonra yakalayamazdı.…

Devamı...

Hayata kameralı takip

Yaşadığı travmalar onu evde yaşamaya mahkûm etmişti. Kolay değildi. Çocukken evlerine giren bir gürültücü bir hırsız babasını uyandırmıştı. Eğer babası “kedidir kedi” demiş olsaydı, gürültücü ancak bir o kadar psikopat hırsızın bıçak darbelerine maruz kalmayacaktı. Aradan 20 geçen 20 yıllık babasız ve tedirgin hayatının ardından o bir iş gezisindeyken evlerine giren bir başka hırsız karısını…

Devamı...

Gözlerini gözlerimden ayırma hiç

Başladıktan tam 16 gün, 4 saat sonra şiddet durdu. Nedensiz başlamış, nedensiz durmuştu. En azından çevredekiler öyle sanıyorlardı. Askeri birlikler temkinli bir biçimde silahlarını indirdi. İtfaiye kırmızı ışıklarının tamamını söndürüp siren seslerini sonuna dek kısarak söndürme işlemine girişti. O yaygarasıyla bilinen ambulanslar bile sessizdi. Öyle söylenmişti. En ufak bir çıtırtı bile felaketin yeniden başlamasına neden…

Devamı...

La vie en rose

“Kendini iyi hisset dedim sana” dedi adam. Kadının elleri kolları bağlıydı. Bu adam tarafından kaçırılmıştı. Adamın kim olduğunu bilmediği gibi üç gün öncesine kadar (ki o üç gün geçtiğini sanıyordu, aslında daha çok olmuştu) neye benzediğini dahi bilmiyordu. Kadın 30′lu yaşlarını sürüyordu. Dünyanın en güzel kadını değildi. Bakıyordu kendine elinden geldiği kadar, işte o kadar.…

Devamı...

Aşk biyolojik bir dengesizlik

İnsanı bir noktadan alıp diğerine götürecek tüm şartlar hazırdı artık. Genetik şifreler tam anlamıyla çözülmüştü. Herşeyin başı ve sonu biliniyordu. Bilgisayarlar uzun süren pentium tahakkümünden kurtulduktan sonra octium ve nonium klasına kadar müthiş bir ilerleme göstermişti. Artık teori geliştirilmiyordu. Kimse formül çıkarmakla uğraşmıyordu. Üstüne gidilmesi istenen konular bilgisayarda modelleniyor, bilimadamları sadece mümkün olduğu kadar istisnayı…

Devamı...