Category archive

Manşet

Mualla’ya ruhunda hicranı çapkınlık için söyletmezsiniz

Bir mekandayız. Ortama girince yaş ortalamasını bir puan yükseltiyorum o derece gençler var ortamda. Ortamda DJ coşturmak için Türkçe çalıyor. Ama orası özel bir mekanmış çıstak müzik yok. Nostaljik çalıyorlar. Nostaljik dedikleri de 1990’lar. Bu bana kendimi daha yaşlı hissettiriyor. 1990’ların başına döndükçe gençler vaaoov gibi sisler çıkararak ne kadar mutlu olduklarını belirtiyorlar DJ’e. Arada… Devamı...

Korku filmleri ahlakçı mı ahlaksız mı?

Korku filmlerinin sinema ya kattığı ve ondan aldığı çok şey var. Ben yaş itibarıyla daha çok korku filminin çekildiği, sinema ve videoya aktarıldığı zamanlara denk geldim. Meraklıydım da, neredeyse hiç açık bırakmayacak kadar çok korku filmi seyrettim. Korku filmlerinin her şeyini bir kenara bırakalım, o ahlaksız tarafı beni çok sinirlendiriyor. Hayır o ahlaksız taraf derken… Devamı...

Peyami Safa ve dostluğa “rağmen” doğrular

Zor zamanlar yaşıyoruz kendini ifade etmek, doğru bildiklerini anlatmak ve farklı konuşmak için. Yazılacak yerler azaldı. Yazacak insanlar azaldı. Doğrunun ciddiyeti o kadar da kalmadı. PR dünyasında tanıtımı yapılmak istenen şeylerin dostluk filtresi kapsamında sizlere bir dostluk ve doğruluk hikayesi yazmak istedim. Herkes alırını alsın buradan… Peyami Safa. Türk edebiyat tarihine adını psikolojik roman yazarı… Devamı...

“Atlet”ik itibar yönetimi

İtibar yönetimi ip cambazlığı gibidir: Ne kadar yüksekte olursanız o kadar tehlikelidir. Elinize aldığınız çubukla kimseye vuramaz, kimseyi de dürtemezsiniz. Ama o çubuk olmazsa düşer ölürsünüz. Herkesin gözü sizdedir. Yapmanız gereken tek şey ileri gitmektir ki zaten geri gitmek neredeyse imkansızdır. Orada sadece yapmanız gereken işi yapmaz, işin içine başka varyeteler katmaya çalışırsanız ölürsünüz. Aşağıya… Devamı...

Bireyselliğin üstü kapalı sansürü

Doğan Grubu, televizyonlarında çalışan İrfan Değirmenci’nin işten çıkarılmasıyla ilgili bir açıklama yaparak bunu savundu. Doğan Yayın İlkeleri Kurulu Başkan Vekili Volkan Vural, yaptığı açıklamada aslında internet ve sosyal medyanın kurum tarafından çok da olması gerektiği gibi benimsenemediğini bize çok iyi anlatan vurgula yaptı. Doğan Yayın İlkeleri‘ni bu sayfalardan okuyabilir ve kendi çıkarımlarınızı yapabilirsiniz. Ama ben size şunu… Devamı...

Empati yoksunluğundan ölmek

Havasızlıktan ölmek ve susuzyktan ölmek gelir insanların aklına genellikle. Ölünen bazı yoksunluklar vardır. Empati bunlardan değildir belki. Ama olmalıdır. Ben olayı bir başka boyuta, sosyal medya tarafına getireceğim. Kötü ve çirkinliklerle dolu bir maçın birinci yarısında kendimi iyi bildiğimden gerçekten önemli ve bağlayıcı bir karar aldım: Facebook ortamına iki gün boyunca yazma dedim kendi kendime. Ama bunu… Devamı...

Siz byte israfı yaratan karbon israfısınız

Beklemeye tahammülünüz yok. Okumaya vaktiniz yok. Anlamak için üstünde vakit geçirmeye enerjiniz yok. Bu da sizi galeri haberciliğine doğru itiyor. Siz artık gözlerinizle değil sağ işaret parmağınızın farenin sağ tuşu üstünde yaptığı tıklamalarla hayatı anlamaya çalışıyorsunuz. Size bunu yapanlar çok keyifli. Çünkü onlar aslında iki satır olması gereken bir haberi haber dahi yazmadan size 30 kadar sayfada… Devamı...

Ofiste kaka yapmak

İnsanın kendine has ve kimseyle paylaşmadığı bazı konular vardır. Bunu ne büyüklerinize ne küçüklerinize ne hayat ortağınıza… En yakınlarınıza bile anlatamazsınız. Kaka yapmak da böyle bir şeydir. Hayatta bu kadar çok tekrarı olup da bu kadar saklanan pek az şey vardır. Ofiste kaka yapmak çok zor bir iştir. Bir kere çok paylaşımlı bir ortamdır. Herkesin girip… Devamı...

Bush’tan sonra özür dileyen ABD seçmeni…

Yakın tarih hatırlamak önemli bir meziyettir. Ama hatırlamayanlar için tarihi hatırlatmak çok daha önemlidir. ABD’de yapılan 2004 seçimlerinde George W. Bush (oğul olan) ile John Kerry yarıştı. Kerry akıllı mantıklı bir adam olarak Demokratların kesin gelecek gözüyle baktıkları bir adamdı. Bush ise ABD’yi Irak bataklığına sokan, babasının tıpkı kopyası, az zeki, çok Cumhuriyetçi acayip bir… Devamı...

PR Dünyası ölürken…

Uzun zamandır herkes PR dünyasının yaşadığı zorluklardan bahsediyor. Ölüyor, bitiyor, gelecek beş yılı göremeyecek hep anahtar kelimeler. Peki neden kötüye gidiyor veya nasıl daha iyi olur konusunda ortada nasıl fikirler var, bunlara hiç ulaşamadım. Madem öyle ben kendi fikirlerimi yazayım, eğer böyle bir çalışma yoksa ona altlık olur, varsa daha önce çıkarılmış fikirlerle kendimi zenginleştiririm… Devamı...