Category archive

Müzik

Mualla’ya ruhunda hicranı çapkınlık için söyletmezsiniz

Bir mekandayız. Ortama girince yaş ortalamasını bir puan yükseltiyorum o derece gençler var ortamda. Ortamda DJ coşturmak için Türkçe çalıyor. Ama orası özel bir mekanmış çıstak müzik yok. Nostaljik çalıyorlar. Nostaljik dedikleri de 1990’lar. Bu bana kendimi daha yaşlı hissettiriyor. 1990’ların başına döndükçe gençler vaaoov gibi sisler çıkararak ne kadar mutlu olduklarını belirtiyorlar DJ’e. Arada… Devamı...

Gölgedeki sözelci

Bazı adamlar vardır asla öyle ortalara düşüp bar bar bağırmazlar yaptıklarını. Onlar gölgedeki adamlardır ve güneş gibi birilerini aydınlatır, büyüme ihtimali olanların gölgelerini daha da çok büyütürler. Andrew Lloyd Weber deyince Herkesin kafasında ışıklar çakmaya başlar. Gözünün önünden Phnantom of The Opera geçer, Jesus Christ Superstar geçer, Evita geçer. Tim Rice dediğimiz adam, işte Weber’in yükselmesindeki… Devamı...

Bulanık suların üstündeki köprüden şarkılar

Bridge Over Troubled Water Bir Paul Simon bestesi… 1970 yılında yayımladıkları albümde çaldı ilk kez… Yayımlandığı yıl birçok ülkede bir numaraya yükseldi. Birçok dile çevrildi, birçok ülkede bir numaraya yükseldi. Birçok şarkıcının ayrı yorumlarıyla söylendi. Sizler için bu farklı yorumlardan bazılarını derledim. Sıkıldıkça bu değişik yorumları dinleyip eğlenin… Kendinizi daha iyi hissedin. Devamı...

Bir Sandra Kim vardı 80’lerde

Bir Sandra Kim vardı. Seksenlerin kralıydı. 72 doğumlu bu hanım kızımız, daha 14 yaşında, 1986 yılının eurovision yarışmasında Belçika adına birinci oldu. Çok şirin bir kızdı. Türkiye’ye de geldi. Onun adına fan club açan çocukla sarılarak ağlaşarak ayrıldı ülkemizden. Bir sürü de albüm yaptı. Belkiça’nın bayrağı gibi oldu bir aralar. Kızımızın tek sorunu vardı, manyak… Devamı...

İçimizdeki İrlandalılar’ın yakın portresi

Bundan sadece birkaç hafta önce bir arkadaşım vasıtasıyla Eurovision’a katılmak için İrlanda’nın 5 finalistinden biri olmuş Inchequin grubuyla tanıştım. Gerçekten ilginç bir topluluk… 2 İrlandalı, 3 Türk müzisyenden oluşuyorlar. Macera, iki İrlandalı’nın 2009 yılında Bodrum Gümüşlük’e gelmesiyle başlıyor. Bodrum’da Türklerle tanışıyorlar. Türkler onları başka Türklerle tanıştırıyor. Beraber şarkı söylüyor, eğleniyorlar. Malum folklorik şarkı deyince Türkiye… Devamı...

Alpay’ın Maria Magdalena ile ne işi var?

Pop tarihimiz entelektüel tarihimizle aynı hizada gitmiyor. Eskiden dinlediğimiz şarkları sonradan öğrendiğimiz şeylerle harmanladığımızda karşımıza çok acayip şeyle çıkıyor. Alpay’ın çalıp söylediği Madridli Maria şarkısı da bunlardan biri. Öncelikle gelin beraber sözlerine bir bakalım: dün yine gezindim anılarda madrid’in arka sokaklarında andım seni maria, maria magdalena sevmiştim bir zamanlar seni çılgınca oyna maria, maria, maria… Devamı...

Öpücüklerini bana sakla

Biz yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadıyız. İngilizler ise pop kültürüne geçecek ikonlar yaratan bir neslin çocuklar. Ne yazık ki bu neslin çocukları Avrupa’nın olduğu kadar bizim ed çok önem verdiğimiz Eurovision Şarkı Yarışması’nda yıllarca hüsrana uğradılar. Tamam kazanmaya kazandılar ama bu büyüklükte müzik piyasası olan milete, Beatles’ı yaratmış bir ırka yakışır mı? Bu ülkenin bu… Devamı...

Şarkılarını bildiğimizi bilmediğimiz adam

Enrico Macias Türk müzik tarihinin en çok “çalınan” şarkıcılarından biri. Türkiye’ye birkaç defa gelip Ajda ile burada ve Fransa’da konserler veren bu şahsiyetin müziklerinin çalınması, dinlenme anlamında değil indiragandi, yani bizim popçularımız tarafından taklit edilmesi anlamında kullanılıyor. Peki Macias’ın şarkılarının Türk müziğinde bu kadar çok aşırılmasının sebebi ne? Tabii ki Endülüs tarzı müzik yapması. Tabii… Devamı...

Operadaki hayalet

Phantom of the Opera edebiyat tarihinin en sık işlenen konularından biridir. Bir güzel, bir de çirkin vardır. Bu insanlar keskin çizgilerle ayrı dünyaların insanlarıdır. Klasik zengin ve fakir hikayelerinin aksine her iki taraf da istediği halde buluşamıyor değildir. Bir taraf çirkin olduğu için sadece o güzelle olmak istemekte, güzel olan taraf ise öyle ya da… Devamı...

Lady Grinning Soul

David Bowie, yaşayan en uçuk kaçık insanlardan biri. 1947 doğumlu. Hayatı boyunca o kadar enteresan işler yapmış, işi sapıklığın sınırlarına getiren öyle işlere imza atmış ki sonradan ne kadar efendi takılırsa takılsın kimseye yediremez yeni halini. Normal insanların çılgınlık patlamaları olur ya… Bowie gibi uçuk kaçık insanların da aynı şekilde sakinlik patlamaları oluyor. Bunu görmek… Devamı...