Bir Sayfa Seçin
Dünya bilişim devlerinin HEPSİ yalancı

Dünya bilişim devlerinin HEPSİ yalancı

obama_dinnerGünün en komik haberi: ABD’nin 8 teknoloji ve internet devi, hükümetlerin kişisel bilgi toplamasına sıkı denetim getirilmesi çağrısında bulunmuş. Microsoft, Apple, Google, Twitter, Facebook, Yahoo, AOL ve Linkedln şirketleri ABD Başkanı Barack Obama ve ABD Kongresi’ne açık bir mektup yazarak, ulusal güvenliğe ilişkin endişeleri anladıklarını ancak bu kapsamdaki yasaların kişi haklarıyla dengeli hale getirilmesini istemiş.

Ağzının kenarından salyası akan ve zeka yaşı oda sıcaklığıyla yarışan biri için bu mükemmel bir yazı konusu olabilirdi. Ama niyeyse ben bir türlü yiyemedim… Neden mi? TKNLJ stilinde bakalım nedenlerine:

  • Çünkü kanunsuzluğu ortaya bu büyük şirketler değil, NSA içinde çalışan ve söyledikten sonra Rusya’ya kaçan bir adam ortaya çıkardı. Bu dinlemelerden bu kurtların haberinin olmadığını düşünen dünyanın en geri zekalı insanıdır.
  • Kullanıcıların bilgileri bu şirketlerin bilgisi dahilinde ortak bir havuz oluşturularak alındı. Bu şirketler bu anlamda artık bu bilgilerin alınmasının yasaklanması gerekir gibi tuhafyalanları bırakmalı. Çıkıp “biz bunu yapıyorduk artık yapmayacağız” gibi ciddi söylemlerde bulunmalı…
  • Bu şirketler öyle olmasın böyle olsun gibi yalan dolana kapılmak yerine kimlerin dinlendiğini, nasıl dinlendiğini ivedilikle bize anlatmalılar. Böylece kendimize çeki düze vermemizi sağlamalılar.
  • Bu şirketler her birimizin nasıl dinlendiğini bildikleri için bir daha böyle bir şeyin yaşanmaması için hang adımların ve önlemlerin atılması gerektiğini bize söylemeliler… Gerisi yalan ve dolan.
Hapis garabeti kalkıyor Twitter Türkiye’ye gelebilir

Hapis garabeti kalkıyor Twitter Türkiye’ye gelebilir

twitter hapisİnternetin gelişmesi için yeni açılımlar Türkiye’nin önünü açan bir kanun tasarısı mecliste torbada bekliyor. Bugün sadece iki gazetenin ciddi olarak incelediği kanun tasarısı, aslında içinde yazanlardan çok daha büyük anlamlar taşıyor. Kanun tasarısına göre içerik barındıran şirketlere daha önce getirilmiş olan içeriği kaldırmazsa 2 yıl hapis cezası maddesi tarihe gömülüyor.

Bu madde sayesinde Türkiye’de servis sağlayıcı hizmeti veren kurumların başı olası büyük dertleren kurtuluyor. Ama bunun Türkiye’nin servis sağlaycıları için çıkarıldığını söylemek çok büyük safdillik olur. Zira bu olayın arkasında çok daha büyük bir planın parçaları var.

Bu madde sanılanın aksine küçük servis sağlayıcıları değil; Facebook, Twitter, Google ve benzeri sosyal medya içerik barındırıcılarını etkiliyordu. Örneğin Google’a Atatürk ile ilgili bir içerik konusunda sıkıntılar olduğunu ve bunun kaldırılması isteğini gönderdi devletimiz. Google, bunu evrensel şartları dahilinde inceleyip masaya yatırdı. Sonra bunun kaldırılabilir nitelikte olmadığına karar verdi. Bu noktada eğer devletimiz Türkiye’de bunu kaldırmayan bir Google yetkilisi bulursa onu hemen nezarete atacak ve 2 yıl hapis istemiyle yargılayacak.

Google için bu bir skandal olurdu. Google sırf bu kanunun orada durması ihtimali yüzünden dahi Türkiye’ye yönetici atayamaz, burada bir dükkan açamazdı. Bu çağ dışı uygulamanın varlığı bile Google’ın buraya göndereceği elemanın maliyetini birkaç katına çıkarırdı ABD’de ödemesi gereken sigorta payı yüzünden. Şimdi bu madde yok. Biz artık modern bir ülkeyiz demesek de biz artık çağ dışı bir ülkeyiz diyebiliyoruz göğsümüzü az da olsa gererek…

Bu konu hakkında sosyal medyada ilk paylaşımların ardından gelseler ne olacak sorularına yönelik cevabi nitelikte bir paragraf yazmak istiyorum: Bu şirketlerin Türkiye’de olması, devlet için iyi olabilir ama aslında hepimiz için çok büyük anlamlar ifade edecek: Türkiye’de istihdam doğacak. Örneğin Google video gösterimi uygulamasını tüm dünyadan bir yıl sonra Türkiye’de açmayacak, bizi sonraki ülkeler statüsünden çıkaracak. Biz buradan Android’e paralı içerik göndermek için yurt dışından ABD sigorta numarası aramayacağız.

Bunun gibi onlarca şey saymamızın yanısıra aslında en önemlisi bu şirketlerin Türkiye’de kendilerine bir internet düğümü kurmaları bizim için çok önemli. Yani OTT adı verilen Over The Top şirketler buradan bir internet köprüsü kurar ya da mevcut sistemlerinin çok küçük de olsa bir kısmını Türkiye’ye getirirlerse o zaman Youtube’a gitmek için tam bir dünya turu atmayacak, bu içeriklere belki de yurt dışına çıkış parası vermeden ulaşabileceğiz. Türk Telekom ve Superonline gibi servis salğayıcılar Türkiye içinde verdikleri 100 megabitlik hizmetleri Türkiye’ye özgü olmaktan çıkarıp dünyaya da yayabilecekler.

Elbette Twitter ve Facebook ve arkadaşları Türkiye’ye gelmek için başka akil bahaneler bulabilirler. Vergi diyebilirler, internet filtrelerini örnek gösterebilirler… Elleri hala çok kuvvetli. Ama en azından dünyaya üstü kapalı da olsa aslında bizim çağ dışı bir ülke olduğumuzu, hapse gece yarısı ekspresi kaldırdığımızı söyleyemeyecekler.

Bu anlamda şahsım adına emeği geçenlere teşekkürü bir borç bilirim.

Bir fotoğrafın sahte olduğunu nasıl anlarsınız?

Bir fotoğrafın sahte olduğunu nasıl anlarsınız?

Sosyal medyada dolaşan fotoğraflar var. Bazı kötü niyetli insanlar, insanları kandırmak ve galeyana getirmek için internet üstünden buldukları eski yaralanma veya eylem fotoğraflarını toplayarak kötü niyetli olmanın hakkını veriyorlar.

Bize düşen bu kötü niyetli insanların attıkları kıvılcımla halka ateşi yaymamak.

Gördüğünüz resimler en yakınınızdan veya çok güvendiğiniz insanlardan gelebilir. Olayların ateşi sırasında her zaman yeterince itidalli olamayabiliriz. Veya bir haberin gerçek mi yoksa yanlış mı olduğunu bilmek, her zaman o kadar kolay olmayabiliyor.

Ben bir sosyal medya vatandaşı olarak size bazı küçük ipuçları vermek istiyorum. Bir fotoğrafın internette başka bir siteden alınmış sahte bir şey olup olmadığını anlamanın göreli olarak oldukça garantili bir yolu var. Size bunu adım adım anlatmak istiyorum:

Öncelikle resmin üstüne sağ tıklayarak resmi bilgisayarınıza kaydedin.

Ardından images.google.com adresine gidin. Önünüze şöyle bir site çıkacak:

1

Bu bildiğiniz Google’ın resim arama motoru sayfasıdır. Buradan işinize yarayan resimleri arayabilirsiniz. Ama Google’ın en önemli hizmetlerinden biri olarak buraya resim yükleyerek bu resmin benzerlerini bulmak için de hareket edebilirsiniz. Bunun için arama butonunun en solunda bulunan fotoğraf makinesi simgesine tıklayın. Karşınıza şöyle bir ekran gelecek:

2

Buraya resmin internetsitesinde gözükmesini sağlayan internet adresini kutucuğa yazarak görselle ara diyebilirsiniz. Ama bu işin en garantilisi sağdaki linke tıklayarak görsel yükleyin linkine tıklayın. Karşınıza bilgisayarınızın dosya yapısı gelecek. Oradan resmi kaydettiğiniz alana giderek resmi seçin ve görselle arayın butonuna tıklayın.

Sonuç olarak karşınıza aşağıdaki gibi bir sonuç silsilesi gelecektir:

3

Gördüğünüz gibi verdiğiniz resim ne olursa olsun ona çok benzeyen resimleri Google önünüze getirecektir. Eğer internette size sunulan resmin aynını görürseniz, hemen üstüne tıklayın. Eğer eski tarihli ve başka bir şey için kullanılmış resimse, size sunulan haber çok yüksek ihtimalle sahtedir. Hemen bunu sosyal medyada yayabildiğiniz kadar insanla paylaşarak sahtekarlık yapıldığını duyurun.

Bir minik uyarı yapmak istiyorum: Bazen gerçek resimlerin de sahte olduğunu da söyleyenler çıkacaktır. Bu anlamda etkin bir biçimde içinizdeki her şüpheyi Google resim arama ile paylaşın.

Ülke için, haklıyken haksız duruma düşmemek için yapılması gereken bir şey bu.

Lütfen bilgisayar başında sadece iki dakikanızı alacak şu küçük aramayı kendinize iş edinin. Hiçbir istenmeyen olayın vebali üstüne kalmasın.