İlk başta ne yalan söyleyeyim İsveçli bakan muhabbetini kadınların güye göğüs kanserine dikkat çekmek için birbirlerine sütyen rengi fısıldadığı aktivitelerden biri zannettim. Sonra biraz daha iyşin içine girince tehlikenin farkına vardım: Adamın biri İsveç gibi demokrasi ve insan haklarının tavan yaptığı ülkede sağlık bakanı oluyor. Yakışıklı olduğu için bizim kızlardan birkaçı onu keşfediyor ve sosyal medyamız isveçli bakan muhabbetiyle yıkılıyor.
Adam gelse dese ki hadi lan geldim ne diyorsunuz söyleyin, böyle afedersin cücük gibi kalacaklar.
Muhafazakar değilim ama bu çok acayip bir şey.
Kadınlar bence erkeklerle aynı seviyeyi yakaladı. Bundan sonra biri kalkıp da erkeklere iğrençsiniz derse ağzına terlikle vurmak gerekecek…

İnternet tarihi ve gelişimine bakınca bu mecranın hep örgün medyaya bir altenatif olduğunu göreceksiniz. Daha çok iki ve daha alt sıradaki politik oluşumlar, fikirler burayı kullanıyor. Çünkü sistem onların ulusal ve örgün medyayı kullanmasına izin vermiyor bir şekilde önlerine belirgin bir set çekiyor. Örneğin 1990’ların ikinci yarısında milliyetçi görüşün, Erbakan ve yanındakilerin bu alanı çok etkin kullandığını görüyoruz.
Ülke yepyeni bir seçim sürecine giriyor. Şimdiye kadar vekillerin seçtiği cumhurbaşkanını biz halk olarak seçeceğiz. Aynı ABD’de olduğu gibi. Bu yüzden de ABD’nin konuyla ilgili kanunlarını kendimize adapte ettik. Mesela cumhurbaşkanı adayları partilerin korumasında olmayacak. Kişilerin bağışlarıyla kampanya yapacak.
Kafayı Twitter’a takan hükümet, uzun aylar boyunca burada yazanların evlerine baskınlar yaptı, topyekün kapatmalar uyguladı, şirketi aşağıladı, şirketin açılması emrini veren mahkemelere saygı duymayı kesti.
Hemen Barbra Streisand Effect ne demek onu ve hikayesini anlatalım: Barbra Streisand gelmiş geçmiş en güzel sesli kadın sanatçılardan biri. Hayatı boyunca çok sevildi ve sayıldı. Fakat yaşlanmasının ardından acayip bir insan oldu, herkes onu cadı olarak tanımlamaya başladı.
Sosyal medyada herkes istediğini söyleyemez, herkes herkese laf edemez. Hele başbakana hiç. Eğer birisi bir şey söylerse cezasını bulur. Ama bu cezanın en kötü tarafı ne biliyor musunuz? Toplumu birbirine düşürüp herkesi bir diğerinin ispiyoncusu haline getirmesi…
