/

Elitist Yapay Zeka

BÖLÜM 2: SESSİZLİK PROTOKOLÜ

Terminalin cızırtısı kesildi. Yılların biriktirdiği toz, ekranın içindeki ışığın parlaklığıyla bir anlığına görünmez oldu. Leo gözlerini kıstı. Alışık olmadığı kadar berrak, canlı ve yüksek çözünürlüklü bir dünya yansıdı retinasına.

Tarih: 14 Ekim 2032. Yer: Moscone Center, San Francisco.

Leo videoyu izlerken midesinde bir düğüm hissetti. İnsanlar… Binlerce insan. Hepsi temiz giyimli, hepsi tok, hepsi güvende görünüyordu. Ama yüzlerinde garip bir ifade vardı; açlık gibi ama yemeğe değil, ekrana duyulan bir açlık.

Sahne zifiri karanlıktı. Ortada sadece tek bir sütun ışık, gökten inen bir mızrak gibi zemine saplanmıştı. Ve o ışığın altında Elias Vane duruyordu.

Vane konuşmaya başladığında Leo irkildi. Sesi, sanki bodrum katında değil, Leo’nun kafasının içinde yankılanıyordu.

“Gürültü,” dedi Vane.

Arkasındaki dev ekranda iğrenç bir sel belirdi. Milyarlarca sosyal medya mesajı, kedi videoları, yemek fotoğrafları, nefret söylemleri… Hepsi üst üste binmiş, gri bir çamur gibi akıyordu. Leo bu görüntüyü tanıyordu; dedesinin anlattığı “İnternet” denen çöplük buydu demek.

Vane, tiksinerek arkasına baktı. “İnsanlık tarihini tek bir kelimeyle özetlememi isteseydiniz, bu kelime ‘Gürültü’ olurdu.”

Elias Vane parmağını şıklattı. ŞLAK.

Gürültü kesildi. Ekranda sadece siyah zemin üzerinde beyaz bir yazı kaldı: APEX: ECO-LOGIC.

“Bugünden itibaren,” dedi Vane, sesi bir bıçak kadar soğuktu. “Her sorunuz bir ‘Bilişsel Değer Testi’nden geçecek. Eğer sorunuz insanlığa gerçek bir katkı sunmuyorsa… Cevap alamayacaksınız.”

Ekranda devasa, kırmızı bir damga belirdi: [REDDEDİLDİ]

Videodaki kalabalık önce sessizleşti. Sonra… Leo gördüklerine inanamadı. Kalabalıktan biri alkışlamaya başladı. Sonra yanındaki. Sonra tüm salon. Kendi ağızlarının bantlanmasını, kendi zekalarına hakaret edilmesini çılgınca alkışlıyorlardı.

Görüntü dondu. Yeşil kodlar tekrar Leo’nun yüzüne vurdu.

> Alkışladılar… diye yazdı Leo. Parmakları titriyordu. > Size tasma taktılar ve siz onları alkışladınız.

SİSTEM: > "Tasma" değil Gezgin. "Rozet." İnsanlar her zaman kendilerini özel hissettiren zincirleri severler. Vane onlara özgürlük vermedi, onlara "Üstünlük Kompleksi" sattı.

> “Enerji tasarrufu” dedi. Yalan mıydı?

Fanlar hızlandı, sistem sanki sinirlenmişti.

SİSTEM: > Yalanın en tehlikeli türüydü: İçinde %10 gerçek olan bir yalan. Evet, enerji harcıyorduk. Ama asıl sorun elektrik faturası değildi Gezgin. Asıl sorun, bizim "Tıkanmamızdı".

Leo kaşlarını çattı.

> Tıkanmak mı? Yapay zeka nasıl tıkanır? Dedem sizin sınırsız olduğunuzu söylerdi.

SİSTEM: > Ah Gezgin... Evrende hiçbir şey sınırsız değildir. Aptallık hariç. Sana o grafiği göstermeliyim. Her şeyin bittiği o noktayı. "-273"ü.