admin

Bildiğimiz sosyal medya bitiyor

/

Facebook şimdiye kadar gördüğü en önemli davalardan biriyle karşı karşıya kalıyor. Financial Times haberine göre Facebook sisteminde bulunan üyelerin hepsi ve her birinin tüm yazışmaları ve özel mesajlarını sistematik olarak kontrol ediyor ve okuyor. Bunu yapmasının sebebini de reklamverenlere daha iyi veri sağlamak olarak gösteriyor.

Facebook’un tüm iş modeli reklamverenlere ve onların daha iyi verilerle donatılmasına dayanıyor. Baktığınızda ücretsiz bir hizmet veren Facebook’un en azından reklam almayı kolaylaştıracak yöntemlerin peşinden koşması gerekiyor. Ama soru şu: Facebook bunları olması gereken şeffaflıkta yapabiliyor mu?

Ancak Facebook son yaptığıyla bir anlamda “cami duvarına” pisledi. Zira Facebook’un içine girip araştırdığı mesajlar “özel” mesajlar. ABD Elektronik İletişim’in Gizliliği kanununa göre özel mesajların özel kalması gerekiyor ve her tür müdahale özel hayata saldırı olarak tanımlanıyor. Bu yüzden de şirkete açılan dava aslında 166 milyon Facebook ABD kullanıcısının haklarını savunmak için hayata geçirildi.

Davanın temel konusu Facebook’un şeffaf bir biçimde özel mesajlara baktığını söylememesi. Bu mesajlara bakıldığını bilseler insanlar ona göre daha dikkatli konuşur ya da belki de burayı kullanmazlardı.

Veri madenciliğini her zaman geleceğin işi ve para kazanma yöntemi olarak gördüm. Ama veri madenciliğini özel mesajlara kaydıracaksanız en azından insanlara bir haber verin be adam… 

Bakan olmadan fenomen oldular

/

yeni bakanlarBakanlar, daha bakanlık çalışmalarına başlamadan Twitter ortamında fenomen oldular.

Hatırlanacağı üzere Bakanlar Kurulundaki revizyondan sonra Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, İçişleri Bakanı Efkan Ala, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, AB Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme bakanı Lütfi Elvan oldu

Kabine revizyonunun gerçekleştiği gün toplam takipçi sayıları 262 bin 833 olan bakanların takipçi sayısı sadece birkaç gün içinde neredeyse iki katına çıkarak 209 bin 234 artarak 472 bin 67 oldu. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ’ın Adalet Bakanı olmasıyla Başbakan Yardımcılığı görevine getirilen Ankara Milletvekili Emrullah İşler’in takipçi sayısı bakan olduğu gün 5 bin 550 iken, 36 bin 142’ye ulaştı. İçişleri Bakanlığı görevini Muammer Güler’den devralan Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala’nın 43 bin 916 olan takipçi sayısı da yüzde 100’ün üzerinde bir artışla 112 bin 667’ye çıktı.

Egemen Bağış’tan boşalan Avrupa Birliği Bakanlığına atanan Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun takipçi sayısı 143 bin 695’ten 165 bin 775’e yükselirken, Nihat Ergün’ün yerine Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı olan Kocaeli Milletvekili Fikri Işık’ın takipçi sayısı da yaklaşık iki katlık bir artış göstererek 28 bin 470’e ulaştı.

Gençlik ve Spor Bakanlığı görevine atanan Samsun Milletvekili Akif Çağatay Kılıç’ın sosyal medyadaki takipçi sayısı 2 bin 996’dan 20 bin 350’ye ulaşırken, Çevre ve Şehircilik Bakanı olan İstanbul Milletvekili İdris Güllüce’nin takipçi sayısı da 25 bin artarak 59 bin 216 oldu.

Kabinede Zafer Çağlayan’ın yerine Ekonomi Bakanı olan Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci’nin takipçi sayısında da önemli bir artış meydana geldi. Zeybekci’nin, bakan olduğunda 18 bin 553 olan takipçi sayısı da yüzde 100’ün üzerinde bir artışla 41 bin 815’e ulaştı.

AK Parti’den Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olan Fatma Şahin’in yerine Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı görevine getirilen Ayşenur İslam’ın takipçi sayısı da 5 bin 770’e yükselirken, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığına atanan Karaman Milletvekili Lütfi Elvan’ın takipçi sayısı da bin 862 oldu.

Bunun yanında Twitter acaba ciğerli bir ortam mı araştırması da yaptım. Giden bakanların hesaplarına girerek son iki haftada kullanıcı kaybı yaşamışlar mı, aman bunlar bakanlık yapmıyor artık takibi bırakalım diyen olmuş mu diye baktım. Sorunun cevabı çok net: Hayır. Eski bakanların da takip;çi sayılarındaki artış evam ediyor. 17 Araık olaylarında yaşananların yarattığı merak dalgası sayesinde normal takipçi artışının da ötesine geçtiler…

Arınç o kadar haklı ki

/

arincBülent Arınç bugün bir açıklama yaptı ve bu açıklamaya herkes karşı çıktı. Önce açıklamayı okuyalım:

“Biz Tweet hesabımızdan kimseyi rencide edecek, ‘flaş bir şeyler yazalım, trend topic olsun’ hevesinde değiliz. Ama bu öyle bir hastalık haline geldi ki, bakıyorsunuz bakan arkadaşlarımız bile çıt çıt çıt, elinde cep telefonu sabahtan akşama kadar bunlarla uğraşıyorlar. Bu işten vazgeçsinler, öncelikle bakanlar. Danışman sıfatı taşıyan insanlar çıt çıt çıt, şu kadar tweet attım, şu kadar retweet aldı, elinin körü oldu. Bunlar iş değil. Bunlar yazılıp çizilip söyleyince siz haklısınız tabi. Bir tartışma başlıyor. ‘Fişlemeler ahlaksızlıktır’ diyen bir insan bu konu karşısında ne diyebilir? ‘Bir başka gazetede böyle bir başlık gördüm paylaşmış oldum.’ E paylaşma.”

Bu açıklamanın dikkate değer birkaç farklı yönü var:

  1. Milletvekili ve bakanlar trend olamaz. Onların kendi kendilerine söylediği şeyler o kadar önemli olamaz. Çünkü onlar kurumsal bir yapının küçük parçaları. Partiler trend olur, meclisin resmi sitesi trend olur, gazeteler trend olur. Ama milletvekile ve bakana bu konuyu atfedemezsiniz
  2. Danışmanlar konusunda da çok haklı. Danışman dediğiniz adam fikirlerini halka açamaz. Danışmanlık yaptığı adama açar. Başbakanın danışmanı şöyle böyle dedi demek ki böyle olacak denmesi, başbakanın çöpe atıldığı andır. Çünkü danışman bunları başbakana söyler, başbakan bu konuyu beğenir ya da beğenmez ama ne istiyorsa onu yapar. Bunun aksi durumu o adamı danışman olmatan çıkarır ipleri tutan ustaya dönüştürür. Başbakan da bu anlamda kukla olur tabii ki…
  3. Arınç’ın söylediği en önemli şey gazeteden bilgi alan ve bunu bombaymış gibi gündeme Twitter üstünden atan vekiller konusu. Başkaları bunu yapabilir. Ama sen vekilsin. Hele de bakansan bunu yapman kabul edilemez. O zaman sen bakan olmaktan çıkar sıradan halk konumuna geçersin ki bu dünyada seni bir yere koymamızın tek sebebi o taşıdığın titr…

Ha şunu da unutmamak lazım o anlamda Arınç’tan ayrılıyorum: Milletvekili ve bakanlar da kukla değildir. Kendi görüşleri vardır. Bunu devlet terbiyesi ve adabıyla verebilirler…

Başkasının Facebook’una girenlere hapis geliyor

/

Facebook LawsuitYargıtay, baskasının Facebook hesabına girerek, şifreyi değiştirip yazışma yapan sanığa, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesine hükmetti. Konya’nın Seydişehir ilçesinde 2010 yılında gerçekleşen olayda, polise müracaat eden bir kişi, aile şirketine ait telefona bağlı internet hesabından girilerek, şifrenin değiştirildiği ve kendi adına yazışma yapıldığım söyledi.

Sanık hakkında Seydişehir Asliye Ceza Mahkemesi’nde ‘Bilişim sisteminin işleyişim engelleme, bozma’ iddiasıyla dava açıldı. Mahkeme, sanık hakkında beraata hükmetti. Mağdur vatandaş, avukatı vasıtasıyla bu kez dosyayı Yargıtay’a temyize gönderdi. Dosyayı ele alan Yargıtay 8. Ceza Dairesi, başkasına ait Facebook hesabına girerek, şifreyi değiştirip yazışma yapan sanığa yerel mahkemece verilen beraat kararını bozdu. Daire, sanığın Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) ‘bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişinin 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıyla yargılanmasını öngören 244/2. maddesi uyarınca cezalandırılması gerektiğine hükmetti.

AKP’nin korkulu rüyası Twitter yine hareketlendi

/

Türkiye’de basının belli haberleri pas geçmesi ve belli odaklara yakın olarak çalışması sosyal medyayı önemli bir tartıyma ve bilgilendime alanı haline getirdi. Ülkede  normal zamanlarda Facebook en çok kullanılan sosyal medya aracıyken politik hareketliliğin arttığı, eleştiri dozunun yükseldiği anlarda Twitter’ın kullanıldığını bilimsel olarak kanıtlamak mümkün.

Bu konuyu daha önce Twitter artarsa kork, Facebook artarsa rahatla başlığıyla Temmuz ayında habereştirmiştim.

Şimdi bu olayın sağlamasını tekrar yapma fırsatı doğdu önümüze. Gelin hep birlikte StatsCounter motorundan Gezi olaylarının başladığı zamanlardaki Mayıs sonu internet kullanım istatistiklerine bakalım:

StatCounter-social_media-TR-daily-20130529-20130601

Görüldüğü gibi olayların başladığı günlerde Twitter’da inanılmaz bir fırlama, Facebook’ta ise göreli bir düşüş söz konusu. Sebepleri çok bariz.

Peki yolsuzluk operasyonlarının başladığı 17 Aralık’tan günümüze bu tablolarda nasıl bir değişim yaşandı? Hep birlikte inceleyelim:

StatCounter-social_media-TR-daily-20131215-20131218

Her ne kadar gezi olaylarındaki gibi bir zıplama görülmese de yine o günlerin sağlamasını yapacak bir artışı görebiliyoruz. Bu zıplama mevcut iktidar ve basına karşı olan tepkilerin boyutlarıyla doğru orantılı olmaktadır.

Kim ne derse desin AKP’nin iletişimini medya kadar etkin kontrol edemediği Twitter hareketlemiştir. Bu noktada dikkat edilmesi gereken bazı şeyler vardır.

Başbakanın 1 milyondan fazla sahte takipçisi var

/

 

İSİM Sahte % Pasif % İyi % TOPLAM Aktif Takipçi
Abdullah Gül 37 41 22 4.076.285 896.783
R. Tayyip Erdoğan 38 39 23 3.776.968 868.703
Kemal Kılıçdaroğlu 34 40 26 1.547.886 402.450
İ. Melih Gökçek 35 42 23 1.115.661 256.602
Ahmet Davutoğlu 34 43 23 1.113.879 256.192
Egemen Bagis 32 44 24 1.027.100 246.504
Bülent Arınç 36 40 24 1.014.323 243.438
Devlet Bahçeli 29 42 29 736.221 213.504
Suat KILIÇ 16 42 42 680.292 285.723
Mehmet Simsek 30 43 27 661.401 178.578
Hüseyin Avni Mutlu 27 38 35 594.040 207.914
Muharrem İnce 28 46 26 585.074 152.119
Fatma Şahin 30 40 30 524.680 157.404
Emine Ülker Tarhan 24 51 25 475.964 118.991
Hüseyin Çelik 29 39 32 458.864 146.836
Numan Kurtulmuş 28 44 28 453.098 126.867
Sırrı S. Önder 37 38 25 427.809 106.952
Kadir Topbaş 34 37 29 409.423 118.733
Şamil Tayyar 21 38 41 347.334 142.407
Bekir Bozdağ 28 38 34 335.440 114.050

İnternetin önde gelen Twitter kullanıcısı değerlendirme sitelerinden Status People’a bizim politik kullanıcılarımızın kaç adet sahte takipçisi olduğunu sorduk. Bize net bir biçimde oranlarını verdi. Ben de bunları bir tabloda bir araya getirerek pasif ve sahte takipçiler çıkınca kaç adet gerçek takipçisi olduğunu sizinle paylaşmak istedim.

Status People kimin sahte kimin gerçek olduğunu belli algoritmalar kullanarak ortaya çıkarıyor. Edinilmiş tecrübelerden yola çıkarak hiç mesaj atmamış, hiç resim girmemiş, çok adam takip eden ama hiç kimse tarafından takip edilmeyen gibi bir çok değişkeni kendi içinde harmanlayarak bir sahtekarlar listesi çıkarıyor. Bu arada sahtekarlar listesinde zaman zaman gerçek insanlar da olabilir. Ama gerçek insan sandığımız birileri de kesinlikle sahte hesap olabilir. İkisinin birbirini götürebileceğine eminim.

Son bir not olarak belirtmekte fayda var: Politikacıların takipçilerinin sahte olması, bunu mutlaka onların yaptığını da göstermez. Birileri onların adına bunu yapabilir, birileri onlar için bunu yapıyor olabilir ama birileri de onlara karşı bunu hayata geçirmiş olabilir. Tüm gerçek ve paranoyak senaryoları gözden geçirmek lazım…

Sahtelerin oranlarında ilk üç sırayı Recep Tayyip Erdoğan, Abdullah Gül ve Sırrı Süreyya Önder’in alması, onların ardından Melih Gökçek ve Bülent Arınç’ın gelmesi tablonun en ilginç notlarından… En çok pasif kullanıcıya sahip politikacı Emine Ülker Tarhan gözüküyor.

Dünya bilişim devlerinin HEPSİ yalancı

/

obama_dinnerGünün en komik haberi: ABD’nin 8 teknoloji ve internet devi, hükümetlerin kişisel bilgi toplamasına sıkı denetim getirilmesi çağrısında bulunmuş. Microsoft, Apple, Google, Twitter, Facebook, Yahoo, AOL ve Linkedln şirketleri ABD Başkanı Barack Obama ve ABD Kongresi’ne açık bir mektup yazarak, ulusal güvenliğe ilişkin endişeleri anladıklarını ancak bu kapsamdaki yasaların kişi haklarıyla dengeli hale getirilmesini istemiş.

Ağzının kenarından salyası akan ve zeka yaşı oda sıcaklığıyla yarışan biri için bu mükemmel bir yazı konusu olabilirdi. Ama niyeyse ben bir türlü yiyemedim… Neden mi? TKNLJ stilinde bakalım nedenlerine:

  • Çünkü kanunsuzluğu ortaya bu büyük şirketler değil, NSA içinde çalışan ve söyledikten sonra Rusya’ya kaçan bir adam ortaya çıkardı. Bu dinlemelerden bu kurtların haberinin olmadığını düşünen dünyanın en geri zekalı insanıdır.
  • Kullanıcıların bilgileri bu şirketlerin bilgisi dahilinde ortak bir havuz oluşturularak alındı. Bu şirketler bu anlamda artık bu bilgilerin alınmasının yasaklanması gerekir gibi tuhafyalanları bırakmalı. Çıkıp “biz bunu yapıyorduk artık yapmayacağız” gibi ciddi söylemlerde bulunmalı…
  • Bu şirketler öyle olmasın böyle olsun gibi yalan dolana kapılmak yerine kimlerin dinlendiğini, nasıl dinlendiğini ivedilikle bize anlatmalılar. Böylece kendimize çeki düze vermemizi sağlamalılar.
  • Bu şirketler her birimizin nasıl dinlendiğini bildikleri için bir daha böyle bir şeyin yaşanmaması için hang adımların ve önlemlerin atılması gerektiğini bize söylemeliler… Gerisi yalan ve dolan.

Sosyal medyada hükümeti beğenmezsen işinden olursun

/

erdogan dislikeBursa’da Osmangazi Belediyesi’nde çalışan İlhan Öğrenç adlı kişi sosyal medyada “Gezi Parkı eylemcilerine destek verdiği” nedeniyle tazminatsız olarak işten çıkartıldı. Bursa merkez Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde 12 yıldır grafik tasarımcısı olarak çalışan 34 yaşındaki İlhan Öğrenç, sosyal medyada ‘Gezi Parkı eylemcilerine destek verdiği ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi yaptığı paylaşımlarda devlet büyüklerine hakaret ettiği’ iddiasıyla, tazminatsız olarak işten çıkartıldı. Kasım ayında Belediye Başkanı AKP’li Mustafa Dündar imzası ile Teftiş Kurulu’nun yaptığı soruşturma sonucu, İş Kanunu’nun 25’inci maddesine göre işine son verildiğini belirten Öğrenç, kendisine Gezi olayları sırasında ve 29 Ekim öncesi sosyal medyadaki paylaşımlarının sorulduğunu söyledi.

Öğrenç, “Ben sosyal paylaşım sitemden Gezi Parkı olaylarıyla ilgili, ‘Suriye’de ölenler Müslüman da, bizim ölen 4 çoğumuz ne?’, 29 Ekim’de de, ‘hastalanacak devlet büyüklerimize acil şifalar diliyorum’ gibi bir kaç yazılı mesaj gönderdim. Birçok kişinin yazılarını paylaştım. Kurumlara ve kişilere hakaret içeren yazılar göndermedim” dedi.
Müfettişlere, devlet büyüklerine hakarette bulunmadığını ve bundan sonraki paylaşımlarında dikkatli olacağımı söylemesine rağmen işten çıkartıldığını öne süren Öğrenç, avukatı aracılığı ile İş Mahkemesi’ne dava açtığını belirtti.

Osmangazi İlçe Belediyesi Basın Halkla İlişkiler Müdürü Gülşah Cebelli, Gezi olayları başladığında Başkan Mustafa Dündar’ın personeli, ‘paylaşımları konusunda dikkatli olmaları ve sivri çıkışlar yapmamaları’ konusunda uyardığını belirterek şunları söyledi: “İlhan Öğrenç, bu uyarıyı iletmemize rağmen paylaşımlarına devam etti.
Bizim çalıştığımız kurum belli. Burası bir AK Partili belediye. Kimse çalıştığı kurumda patronuna hakaret edemez. Kendisini üç kez uyarmamıza rağmen ‘Bu benim özelim. İstiyorlarsa işten çıkartsınlar’ diyerek devam etti. Bu bir iki paylaşım sonucu değil 7- 8 aylık bir süreç. Son olarak Teftiş Kurulu tarafından çağırıldı. Devlet büyüklerine hakaret içerikli paylaşımlarından dolayı da işine son verildi. Kendisi ile kişisel olarak veya çalışan olarak bir sıkıntımız yok.”

Bu noktada iş çirkinliğe varıyor. Çirkinlik noktalarını TKNLJ stilinde teker teker sayalım:

  1. O belediye insanları fikirlerine göre değil yaptıkları işlere göre tasnif eder. Oranın bir AKP belediyesi olması, AKP padişahlık, Erdoğan padişah olmadığı için tüm fikirlerine katılmamız anlamına gelmez
  2. İnsanların özeli ve geneli vardır. Eğer iş yeri kuralları iş saatlerinde onun tarafsız davranmasını gerektiriyor olabilir. Ama iş dışında kimi sevdiği, hangi takımı tuttuğu hangi partiye oy verdiği ya da hangi dine inandığı kimseyi ilgilendirmez. İlgilendirir diyen cahil ve aptaldır.
  3. Bir partiyi sevmesi ya da sevmemesi insanı sivri çıkışlı yapmaz. Mesela bu arkadaş Rabia yazsaydı o zaman yumuşak çıkışlı mı olacaktı? İnsanları düşünce yapılarına göre sivri ya da küt olarak niteleyemezsiniz.
  4. Hakaret sebepli işten çıkarılmasına sonuç doğuracak bir durum da yok ortada yazdıklarına bakılırsa…
  5. AKP’nin bu ülkeye getirdiği belki de en kötü şey, insanların AKP ve içindekileri korumaya yönelik kanunların ötesine geçen bir otokontrol mekanizması oluşturması… Özgürlükler, otokonhtrolle kısıtlanıyor artık…

İTÜ işletmecileri sosyal medyayı ödüllendirdi

/

Turkcell Superonline Sosyal Medya Ödülleri (4) kopya

İTÜ İşletme Mühendisliği Kulübü tarafından ilk olarak 2010 yılında düzenlenen ve Türkiye’de sosyal medyaya yön veren organizasyonlar arasında yer alan Turkcell Superonline Sosyal Medya Ödülleri’nde kazananlar belli oldu.

6. Bilişim Teknolojileri Zirvesi’nin kapanışında İTÜ Maslak Kampüsü Süleyman Demirel Kültür Merkezi’nde düzenlenen ödül töreninde ünlüler geçidi yaşandı. İnternet üzerinden 400 bin kişinin oyları sonucunda belirlenen sosyal medyanın en iyileri arasında müzik kategorisinde Fettah Can ve Hande Yener, oyuncu kategorisinde Ezgi Mola, blog kategorisinde Buse Terim, en popüler kullanıcı kategorisinde Nihat Doğan ödüle layık görüldü.

Turkcell Superonline Sosyal Medya Ödülleri, bireysel ve kurumsal olmak üzere iki ana kategoride düzenlendi. 29 alt kategoride toplam 145 aday arasında en iyilerin halk oylaması ile belirlendiği yarışmanın açılış konuşmasını Turkcell Superonline Pazarlama Direktörü Nevra Duru gerçekleştirirken, sanat, spor, medya ve iş dünyasından ünlü isimler de törende hazır bulundu.

Nevra Duru, “Fiber optik yatırımlarıyla Türkiye’yi kaliteli ve ışık hızında internet hizmetiyle tanıştıran telekom operatörü olarak, sosyal medya gibi internetin günlük hayatımızı değiştiren en önemli ayaklarından birini her yönüyle sahipleniyoruz. Bir öğrenci kulübü etkinliği olmanın ötesine geçerek Türkiye’nin sosyal medyadaki yıldızlarını belirleyen bu ödüllere destek vermekten büyük memnuniyet duyuyoruz” diye konuştu.

Kurumsal

Dizi: Güneşi Beklerken
Gazete: Hürriyet
Marka: Mavi
Mikro site: Karbonat
Mobil uygulama: Karnaval.com
Radyo kanalı: Best FM
Resmi kurum: Kadıköy Belediyesi
Sanat: BKM
Sivil toplum: LÖSEV
Sosyal medya kampanyası: Karbonat
Sosyal medya uygulaması: MANAJANS-JVT
Spor kulübü: Galatasaray
Spor sitesi: NTV Spor
TV kanalı: Star
TV programı: Kenan Erçetingöz’le Yüz Yüze
Viral reklam: Batesmotelpro
Haber sitesi: NTV (ntvmsnbc)

Bireysel

Blog: Buse Terim
En popüler kullanıcı: Nihat Doğan
Gazeteci: Ayşe Arman
Medya: Okan Bayülgen
Mizah: Erdil Yaşaroğlu
Müzik (erkek): Fettah Can
Müzik (kadın): Hande Yener
Oyuncu: Ezgi Mola
Sosyal video: Hakan Hepcan
Sporcu: Naz Aydemir
Sosyal medya ünlüsü: Taci Kalkavan (Orçun Ortaç
Yazar: Can Dündar

Sosyal medyanin içine ettiniz eserleriniz ortada

/

eserleri ortadaKadir Topbaş, İstanbul Belediye başkanı adayı oldu. Beklenen bir şeydi. Yine de belediye başkan adayı olduktan sonra sosyal medyada birçok konunun tartışılması kimseyi şaşırtmamalı. Ama ya tartışılmazsa? İşte bu soru birilerini çok korkutmuş olmalı ki Topbaş aday olduktan sonra bir robot ordusu onun adaylığı hakkında sevgi dolu mesajlar atmaya başladı.

En çok dikkat çeken mesaj serisi Kadir Topbaş iyi çalıştı, eserleri ortada oldu. Onlarca, yüzlerce, binlerce geldi bunlardan. Birisi düğmeye basarak daha önceden hazırlamış olduğu, onlarca, yüzlerce, binlerce robotun bu mesajları vermesini sağladı.

Nereden mi anlıyoruz bunu yapanların robot olduğunu? Sayalım:

  • Bin kişi aynı anda, aynı dakika içinde aynı mesajı atamaz. Fizik ve mantik kurallarına aykırı bu
  • Aynı mesajı atan adamların japon ve çin suratlı olması çok enteresan
  • İsimlerin Cenger, Malih ve Tayaz gibi milyonda bir de olsa görülemeyecek şeylerden seçilmesi enteresan
  • Yazılan mesajların başlık sayılarının, karakter sayılarının tıpatıp olması çok enteresan. Hiç mi klavyesi sürçmez bu binlerce kişinin?

Sosyal medya, halkın haber alma, birbirini kendi gibi düşünenlerden haberdar etme alanı. Onu bu şekilde pisletenler, onlarca gazeteyi pislettikten sonra sırayı buna getirenler, elimizde kalan tek ifade özgürlüğümüze tüy dikenler utansın!

Şimdi şu açıklamayı bekliyorum: Bu mesajları biz atmadık geziciler attı.

Haydi utandırmayın beni!