Facebook şimdiye kadar gördüğü en önemli davalardan biriyle karşı karşıya kalıyor. Financial Times haberine göre Facebook sisteminde bulunan üyelerin hepsi ve her birinin tüm yazışmaları ve özel mesajlarını sistematik olarak kontrol ediyor ve okuyor. Bunu yapmasının sebebini de reklamverenlere daha iyi veri sağlamak olarak gösteriyor.
Facebook’un tüm iş modeli reklamverenlere ve onların daha iyi verilerle donatılmasına dayanıyor. Baktığınızda ücretsiz bir hizmet veren Facebook’un en azından reklam almayı kolaylaştıracak yöntemlerin peşinden koşması gerekiyor. Ama soru şu: Facebook bunları olması gereken şeffaflıkta yapabiliyor mu?
Ancak Facebook son yaptığıyla bir anlamda “cami duvarına” pisledi. Zira Facebook’un içine girip araştırdığı mesajlar “özel” mesajlar. ABD Elektronik İletişim’in Gizliliği kanununa göre özel mesajların özel kalması gerekiyor ve her tür müdahale özel hayata saldırı olarak tanımlanıyor. Bu yüzden de şirkete açılan dava aslında 166 milyon Facebook ABD kullanıcısının haklarını savunmak için hayata geçirildi.
Davanın temel konusu Facebook’un şeffaf bir biçimde özel mesajlara baktığını söylememesi. Bu mesajlara bakıldığını bilseler insanlar ona göre daha dikkatli konuşur ya da belki de burayı kullanmazlardı.
Veri madenciliğini her zaman geleceğin işi ve para kazanma yöntemi olarak gördüm. Ama veri madenciliğini özel mesajlara kaydıracaksanız en azından insanlara bir haber verin be adam…
Bakanlar, daha bakanlık çalışmalarına başlamadan Twitter ortamında fenomen oldular.
Bülent Arınç bugün bir açıklama yaptı ve bu açıklamaya herkes karşı çıktı. Önce açıklamayı okuyalım:
Yargıtay, baskasının Facebook hesabına girerek, şifreyi değiştirip yazışma yapan sanığa, 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası verilmesine hükmetti. 

Günün en komik haberi: ABD’nin 8 teknoloji ve internet devi, hükümetlerin kişisel bilgi toplamasına sıkı denetim getirilmesi çağrısında bulunmuş. Microsoft, Apple, Google, Twitter, Facebook, Yahoo, AOL ve Linkedln şirketleri ABD Başkanı Barack Obama ve ABD Kongresi’ne açık bir mektup yazarak, ulusal güvenliğe ilişkin endişeleri anladıklarını ancak bu kapsamdaki yasaların kişi haklarıyla dengeli hale getirilmesini istemiş.
Bursa’da Osmangazi Belediyesi’nde çalışan İlhan Öğrenç adlı kişi sosyal medyada “Gezi Parkı eylemcilerine destek verdiği” nedeniyle tazminatsız olarak işten çıkartıldı. Bursa merkez Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde 12 yıldır grafik tasarımcısı olarak çalışan 34 yaşındaki İlhan Öğrenç, sosyal medyada ‘Gezi Parkı eylemcilerine destek verdiği ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı öncesi yaptığı paylaşımlarda devlet büyüklerine hakaret ettiği’ iddiasıyla, tazminatsız olarak işten çıkartıldı. Kasım ayında Belediye Başkanı AKP’li Mustafa Dündar imzası ile Teftiş Kurulu’nun yaptığı soruşturma sonucu, İş Kanunu’nun 25’inci maddesine göre işine son verildiğini belirten Öğrenç, kendisine Gezi olayları sırasında ve 29 Ekim öncesi sosyal medyadaki paylaşımlarının sorulduğunu söyledi.
Kadir Topbaş, İstanbul Belediye başkanı adayı oldu. Beklenen bir şeydi. Yine de belediye başkan adayı olduktan sonra sosyal medyada birçok konunun tartışılması kimseyi şaşırtmamalı. Ama ya tartışılmazsa? İşte bu soru birilerini çok korkutmuş olmalı ki Topbaş aday olduktan sonra bir robot ordusu onun adaylığı hakkında sevgi dolu mesajlar atmaya başladı.